22 Ekim 2011 Cumartesi

PİRLERE NİYAZ EDERİZ YALAN DÜNYA NİDERİZ





                                                 ...ALLAH BİR MUHAMMED ALİ...

6 yorum:

Lô - Lâ dedi ki...

Hu !

Hammâr dedi ki...

Ya Hüü...!

Lô - Lâ dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Achilles dedi ki...

abi tebessüm ettim vallaha , yapma etme dündar amca geliyor aklıma..

Hammâr dedi ki...

Osmanlı tarihçisi Peçevi İbrahim Efendi, Kalender Çelebi hakkında şu bilgiyi vermektedir: “Kalender Hacı Bektaş-ı Veli’nin torunlarındandır, yani Hacı Bektaş-ı Veli’nin Kadıncık Ana’dan burnu kanı damlasıyla doğma öz oğlu olan Habib Efendinin soyundan gelmedir. Onların inançlarına göre Kalender’in babası İskender, İskender’in babası Balım Sultan, bunun babası Resul Çelebi bunun da babası Habib efendidir.
Osmanlılar tarafından, Anadolu Türkmenleri üzerine yapılan baskılar ve Kızılbaş Türkmen kıyımı; Anadolu Kızılbaş Türkmenlerce “Ser Çeşme”nin başı kabul edilen Hacı Bektaş Veli’nin soyundan gelen Kalender Çelebi’yi, bu baskılara ve kıyımlara karşı harekete geçirir.

Kalender Çelebi, kısa bir zamanda Osmanlı baskısı ve zulmünden bıkan, yoksul Alevi-Sünni Türkmen köylülerini, küçük toprak sahiplerini, topraksızları, kentli ve kasabalı yoksul kesimi, Dulkadırlı Türkmenleri, tımar sahiplerinden 30 bin kişiyi etrafında toplamayı başarır.

Bu konuda Peçevi İbrahim Efendi şu bilgileri verir: “Adı geçen Kalender Şah o kadar güç ve itibar kazandı, o kadar kalabalık bir topluluğun başı oldu ki, böylesi şimdiye dek hiçbir asiye nasip olmuş değildi. Işık ve Abdal diye anılan ne kadar inancı ve eylemi bozuk kimseler var idiyse yanına toplayıp yirmi, otuz bin kadar ihvanı oluştu.
Kalender Çelebi ayaklanması, Osmanlılara karşı o güne kadar olan ayaklanmaların en güçlüsü idi. O nedenle, bu ayaklanmayı bastırmak için Osmanlı Sadrazamı ve başkomutanı olan İbrahim Paşa görevlendirilir. İbrahim Paşa, yanına üç bin yeniçeri ve iki bin sipahi alarak Üsküdar’dan yola çıkar.

İbrahim Paşa, Aksaray sancağına varınca kuvvetlerine, Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa ve Karaman Beylerbeyi Mahmut Paşanın da kuvvetleri katılır. İbrahim Paşa, Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa ve Karaman Beylerbeyi Mahmut Paşa komutasında, eyaletlerindeki tımar ve zeametlerden oluşan bir kuvveti, Kalender Çelebi üzerine gönderirler. Kalender Çelebi ile Tokat yakınlarından “Cincilfe” denilen yerde 27.5.1527 tarihinde vuruşurlar. Kalender Çelebi kuvvetleri: Behram Paşa ve Mahmut Paşa, Alaiye Beyi Sinan Bey, Amasya Beyi Koçi Beyi Mustafa Bey, Anadolu Tımar Defterdarı Nuh ve Karaman Kethüdası Şeyh Mehmet öldürürler. Bu yengi, Kalender Çelebi’yi daha da güçlendirir. Yeni katılımlarla kuvvetini 40 bine çıkarır.

Kalender Çelebi’yi vuruşma yoluyla alt edemeyeceğini anlayan Osmanlı, daha önce Dulkadir tımar beylerinin elinden almış olduğu toprakları, tekrar onlara vereceği vaadinde bulunur. Ayrıca, ne isterlerse isteklerinin yerine getirileceği söylenir. Bu vaat üzerine, Dulkadir’lerden Boşatı, Dokuzbey, Karaçalu beyleri, Kalender Çelebi kuvvetlerinden ayrılır. Bunların ayrılması, Kalender Çelebi kuvvetleri içerisinde moral bozukluğu yaratır ve Kalender Çelebi kuvvetlerinde bir çözülme görülür.

Kalender Çelebi, yanında kalan az bir adamlarıyla Nurhak dağlarına çekilir. 22.6.1527 tarihinde burada Osmanlı kuvvetleriyle tekrar vuruşur. Osmanlı kuvvetleri, Kalender Çelebi’nin adamlarını dağıtır ve hepsini kılıçtan geçirir. Bu vuruşmada, Kalender Çelebi’nin ve yanında sadık adamlarından Dulkadir Beyi oğullarından Veli Dündar’ın kellesi, İstanbul’a Padişah Kanûni Sultan Süleyman’a gönderilir.

Achilles dedi ki...

:):):):) abi yeminle sesli güldüm ..